Teknoloji

Bakan Varank, “Türkiye Yüzyıl Zirvesi ve Para Sohbetleri”nde konuştu: (1)

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Şimdi yabancı sermaye ‘Türkiye’ye gelip nereye yatırım yapalım’ peşinde koşuyor ama itiraf etmeliyiz ki yurt dışından bu kadar ilgi varken Türkiye’deki geleneksel iş insanları da işin o kadar farkında. “Maalesef o kadar farkında değil. Türkiye’deki iş dünyası da Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine odaklanmalıdır.” dedi.

Varank, “Türkiye Yüzyılı Zirvesi ve Para Sohbetleri” adlı programda yaptığı konuşmada, Türk Yüzyılı kapsamında bugün düzenlenen tüm panellerin ülkeye yeni bakış açıları kazandıracağına inandığını belirterek, emeği geçenlere teşekkürlerini iletti. organizasyona.

Son yıllarda kritik gelişmelere ve yeni testlere eşi benzeri görülmemiş bir hızla tanık olunduğunu belirten Varank, küreselleşmenin de etkisiyle bu testlerin artık tüm dünyayı etkileyebileceğini belirterek, 1945’ten sonra patlak veren Rusya-Ukrayna Savaşı’nın devam ettiğini söyledi. göçmen sorunu, iklim krizi, koronavirüs salgını. Maalesef devam ediyor dedi.

“Teknolojiyi görmek için aslında yurt dışına gitmeye gerek yok”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak gelişmeleri dikkatle takip ettiklerini ve proaktif bir yaklaşımla farklı politikalar ortaya koyduklarını anlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız Ekim ayında Türkiye Asrı Vizyonumuzu milletimizin takdirine sundu. Türkiye Asrı Vizyonu’nda ne dedik dijital dedik, sürdürülebilirlik dedik, verimlilik dedik, kalkınma dedik, dedik. çevre, güç dedik ve başka konuları gündeme getirdik.İşte bilim bu alanların hepsinde başkan olmak istiyorsak, teknolojiye ve inovasyona odaklanmak zorundayız.Bakın muhalefet bizi neyle itham ediyor?’Var’ diyorlar. bu ülkede yüksek teknoloji yok.’ 20 yıl önce kaldıkları için mi?Yurt dışına bilim merkezi görmeye gidiyorlar.Bugün Gaziosmanpaşa’daydım.

Özdemir Bayraktar Bilim Merkezi’nin resmi açılışını gerçekleştirdim. İçinde ne ararsan var. Tasarımdan matematiğe, astronomiden kodlamaya birçok atölyesi oldu. Bugüne kadar 45 bin çocuk teknoloji ve proje geliştirme temelli eğitim programlarından yararlandı. Bugüne kadar Türkiye’de Konya, Kocaeli, Kayseri, Bursa, Üsküdar, Elazığ ve Antalya olmak üzere 7 bilim merkezini daha hizmete açtık. Bunlardan 7 tanesi şu anda açılmayı bekliyor. Sanko burada, bir tanesi inşallah önümüzdeki aylarda Gaziantep’te açılacak. Yani teknolojiyi görmek için yurt dışına gitmeye gerek yok ama görüntülü görüşmenin son teknoloji olduğunu düşünen biri varsa tabi ki Türkiye’de teknoloji var mı yok mu bilemez.

20 yıl önceki Türkiye ile bugünün Türkiye’si arasındaki farka değinen Bakan Varank, 20 yıl önce Türkiye’de araştırma geliştirmenin sınırlı düzeyde yapıldığını, teknopark sayısının sadece 2 olduğunu, destekle bu sayıyı 97’ye çıkardıklarını söyledi. Teknoparklara verdikleri 2.2 milyar liranın üzerinde, yeni teknoparkların kurulması için desteklerinin devam ettiğini ve sadece teknoparklarda 90 bine yakın araştırmacının çalıştığını ifade etti.

2002’de iktidara geldiklerinde teknoparklarda sadece 680 kişinin çalıştığını hatırlatan Varank, 680 kişinin nerede olduğunu, 90 bin kişinin nerede olduğunu sordu.

Geçen yıl Bilişim Vadisi İstanbul’u hayata geçirdiklerini ve Bilişim Vadisi İzmir’in temellerini attıklarını hatırlatan Varank, “İstanbul-İzmir-Kocaeli üçgeninde adeta bir teknoloji koridoru oluşturduk. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak her zaman bunu ortaya koymaya çalışıyoruz. çalışmalarımızda dinamik bir yaklaşım Mevzuatımızı çağa ayak uydurarak güncel tutuyoruz Örneğin gençlerin fikirden işe geçerken yoğun olarak kullandığı kuluçka merkezi altlıklarımızın kapsamını genişlettik.

Artık teknoparklar dışında kurulan kuluçka merkezleri de tüm Ar-Ge teşviklerimizden yararlanabilecek.”

Varank, uzaktan çalışma imkanlarını geliştirdiklerini ve salgın sürecinde öne çıkan en önemli konulardan birinin uzaktan çalışma olduğunu belirterek, bundan önce teknoparklara fiziki gitme zorunluluğu olduğunu, şimdi ise teknoparklara gitmenin mümkün olduğunu ifade etti. teknoparklarda uzaktan çalışın ve desteklerden yararlanın.

20 yıl önce firmaların Ar-Ge kültürünün yok denecek kadar az olduğunu belirten Varank, “Sadece büyük ölçekli firmalar kendi imkânlarıyla Ar-Ge yapıyordu. Firmalarımızın kendi bünyelerinde kurdukları Ar-Ge ve Tasarım Merkezlerini de desteklemeye başladık. Bugün 1500’den fazla firma bizden destek alan Ar-Ge ve Tasarım merkezleri var. Şu anda 81 bin araştırmacı çalışıyor.” dedi.

“Şu anda onlarca ülke Bayraktar TB2’leri almak için sırasını bekliyor”

Bakan Mustafa Varank, Türkiye’nin artık savunma sanayinde bir marka haline geldiğini ve şu anda onlarca ülkenin Bayraktar TB2’leri almak için sırasını beklediğini söyledi.

Geçmişi unutmadıklarını vurgulayan Varank, şunları söyledi:

“Daha önce Türkiye’de insansız hava araçlarına ‘Heron’ adı verilirken, diğer ülkelerde ‘Bayraktar’ adıyla şarkılar yazılmaya başlandı. 60 yıllık hayalimiz olan Türkiye’nin arabası neden daha önce değil de Türkiye’nin 100. yılında yapıldı? “Cumhurbaşkanımızın çelik bir iradesi, yol göstericisi ve sarsılmaz desteği var. Bu siyasi irade olmadan Togg’un başarı şansı yoktu. Ancak son 20 yılda Türkiye’de bilim, teknoloji ve inovasyon alanında çok değerli gelişmeler yaşadık.” İnsan kaynağı yetkinliğimizi artırdık. Teknofestlerde teknoloji, Deney teknoloji atölyeleri.Şu anda geleceğin Aziz Sancarlarını yetiştiriyoruz.Bilim merkezleri ve gökyüzü gözlem faaliyetleri ile vatandaşlarımızı astronomi ile buluşturuyoruz.Bilime olan ilgi ve heyecanı artırmaya çalışıyoruz.teknoloji programları sayesinde uyguluyoruz Yeteneklerimiz muazzam bir şekilde gelişti.”

Türkiye’nin artık kendi özgün lokomotif motorunu, elektrikli otobüsünü, hava savunma füze sistemlerini, lazer dedektör çiplerini tasarlayıp üretebileceğini vurgulayan Varank, dünyanın gittiği yönü görerek kendi elektrikli otomobilini ürettiğini söyledi.

Aslında elektrikli araçlar üretildiğinde sadece bir cihaz üretilmediğini, ekosistemin kökten dönüşüme uğradığını belirten Varank, “En başından beri yarışın içindesiniz. Bu nedenle otomobil üretmiyoruz. yaklaşık 100 yıldır kendi markamızla ama elektrikli araba pazarına girdiğimizde aynı hattan diğer ülkelerle yarışa girip bu yarışta öne çıkıyoruz.Bunlarla tabii ki ekosistemi dönüştürdüğünüz için siz şarj istasyonları, piller gibi işlerin üretiminde aslında bir adım öne geçebiliyoruz.” dedi.

“Turkorn sayımız 6’ya ulaştı”

Türkiye’nin birçok alanda kendi teknolojisini geliştirmeye ve kendi üretim kabiliyetlerini artırmaya devam edeceğini vurgulayan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ancak burada sormamız gereken bir soru var. Neden bugüne kadar daha fazla teknoloji üretemedik? Evet, son dönemde büyük bir ivme kazandık. Her alanda yeteneklerimizi gösterebiliyoruz. Burada gözden kaçırmamamız gereken değerli bir nokta da ne yazık ki 2002 öncesinde ülkemizde inovasyon ekosisteminin gelişmesi için gerçek anlamda bir adım atılmadı buna rağmen bu ülkede Ar-Ge kültürü hiçbir zaman oluşmadı. dedi, 20 yıl kültür oluşturmak için yeterli bir süre değil Bakın biz bahane aramıyoruz ama Türkiye’de Ar-Ge kültürü yeni oluştu ve kazanımları yeni başlıyor, bizim de yaptığımız bir gerçek. Yüksek teknolojili çalışmalar bundan sonra ülkemizde çok daha hızlı gelişecek.Bakın aynı şeyi teknolojiye dayalı girişimcilikte de yaşadık.”

Yakın zamanda Teknoloji ve İnovasyon Fonu, Bölgesel Kalkınma Fonu ve Bilişim Vadisi Girişim Sermayesi Fonu’nu kurduklarını hatırlatan Bakan Varank, bu fonların tek başına büyüklüğünün 1.5 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Varank, Tech-InvesTR programı çerçevesinde 2,8 milyar liralık fonları seferber ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“Bugüne kadar 57 işletme bu fonlardan 677 milyon lirayı aşkın yatırım aldı. Sadece son 4 yılda ülkemizde sermaye piyasasına kayıtlı 1.3 milyar dolarlık 86 fon kuruldu. İşte yatırımların ölçeği” Son yıllarda çarpan etkisi ile katlanarak artan girişimcilik ekosisteminde yapılan yatırım 154 milyon dolar oldu.Bu rakam 10 kattan fazla artarak 1.6 milyar dolara ulaştı. 2022’de milyar dolar. 4-5 yıl önce unicorn’un değeri 1 milyar dolardı.Türkiye’de hiç firma yokken son zamanlarda turkorn sayımız 6’ya ulaştı.”

Bakan Varank, 2019’da Sanayi ve Teknoloji 2023 stratejisini açıklayıp 2023’te Türkiye’den en az 10 unicorn çıkacağını söylediklerinde dalga geçildiklerini belirterek, “‘Bu ekosistemden unicorn çıkmayacak’ dediler. .’ Bugün geldiğimiz noktada Türkiye’de 6 tek boynuzlu at var ve umarım bu yıl bu sayılar artarak devam eder.Türkiye’de girişimciliğin artık yeni bir aşamaya girdiğini biliyor ve inanıyoruz.Geçen haftalarda Milli Teknoloji Girişimciliği’ni açıklamıştık. Strateji ve Turcorn100 programını halka duyuruyoruz.Hedefimiz dünyanın en gelişmiş 20 ekosistemi arasında yer almak.5 bin melek yatırımcı, 2.5 milyar lira kitle fonlaması, 5 milyar lira kamu fonu hedefi koyduk. ve 2025 yılı için 2,5 milyar dolarlık girişim sermayesi yatırımı, 15 turcorn ve 5 decacorns.”

“Türkiye’deki iş dünyası da Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine odaklanmalı”

Bakan Mustafa Varank, teknolojiye dayalı girişimlerin Türkiye’nin hedeflerine ulaşmasında, Türk Yüzyılının inşasında lokomotif görevi göreceğini, yenilik ve dönüşüme, özgün ve inovatif ürünlerin üretilmesine öncülük edeceğini belirtti.

Girişimcilik ekosisteminin yazdığı başarı öyküsünün yurt dışında da ciddi ses getirdiğini vurgulayan Varank, “Artık yabancı fonlar ‘Türkiye’ye gelip nereye yatırım yapalım’ peşinde ama itiraf etmeliyiz ki ortada bu kadar çok şey varken. Klasik iş adamları bunun farkında mı, ne yazık ki o kadar farkında değiller, zaman zaman onlara buradaki fırsatları ve fırsatları anlatıyoruz (yabancı fonlar), ama aslında Türkiye’deki iş dünyasının da bilmesi gerekiyor. Türkiye’deki girişimcilik ekosistemine odaklanın.” dedi.

2 yıl önce Almanya’ya yaptığı ziyarette Siemens’e gittiğini ve Siemens’in 3 milyar doları sadece kendi içinden çıkacak yeni start-up’lara ayırdığını vurgulayan Varank, “İş insanlarımız mutlaka bu alana yatırım yapmalı. .Onlar bu fırsatları değerlendirmeli.Bizler de bu anlamda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak girişimcilik ekosisteminin önünü açmaya devam edeceğiz.Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz.İnşallah Mevzuatta yapacağımız temel, teşvik ve düzenlemelerle Türkiye’nin 100. yüzyılı aynı zamanda bir ‘girişimcilik yüzyılı’dır.” şeklinde konuştu.

(sürecek)

goynukajans.xyz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu